Hava Durumu
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

PANDORANIN KUTUSU AÇILIYOR -1-

Madem bu dille konuşacağız Altungün; O zaman istersen seçim öncesine dönelim. Örneğin Mehmet Amcanın eceliyle ölüp ölmediğini soruyorum öncelikle.

Haber Giriş Tarihi: 05.09.2011 10:25
Haber Güncellenme Tarihi: 01.01.1970 02:00
Kaynak: Haber Merkezi
adaninsesi.com
PANDORANIN KUTUSU AÇILIYOR -1-

                        BU SORULAR SANA ESAT ALTUNGÜN

 

Sayfalarından çamur, iftira, seviyesizlik akan Ekspres Gazetesi 26 Ağustos 2011 tarihli sayısında hakkımda akla hayale gelmeyecek, sadece bir ruh hastasının hayallerinde canlandırabileceği iftira ve ithamlarda bulundu. O iftiralarla ilgili yasal haklarımı sonuna kadar kullanacağımdan kimsenin kuşkusu olmasın. Bunun yanında Kuşadası Kamuoyunun gerçekleri bilmesi açısından açıklama yapma gereği duydum.

Öncelikle o gazetenin künyesinde ismi bulunan Kuşadası kamuoyunca seviyesi iyi bilinen Bülent Özipek’in muhatabım olmadığını  belirteyim.

Son üç haftadır yayınlarıyla beni hedef alan Ekspres Gazetesinin arkasındaki güçtür benim muhatabım. Onu azmettiren, onu finanse ederek, destek vererek, arkasında durarak onu yüreklendirendir; yani CHP’li Kuşadası Belediye Başkanı Esat Altungün’dür benim muhatabım. İlan geliri olmayan, parayla satılmayan ancak birinci sayfasından başlayarak tam sayfa Esat Altungün ve Belediye ilanları ile çıkan bu gazetenin finansörüdür muhatabım. Kuşadası’nı çamur deryasına çeviren Özipek’in önceki sayılarda “bizi destekliyor” dediği Altungün’dür  muhatabım. Kısacası o gazetenin her kelimesinin, her nokta ve virgülünün sorumlusu azmettirenidir muhatabım.

Daha öncede bana yapılan saldırıya aynı seviye ve aynı dille karşılık vereceğimi duyurdum. Benden günah gitti.. Yalnızca onların seviyesine ineceğim için Kuşadası kamuoyundan, siyasetçilerinden, beni tanıyanlardan binlerce kez özür dilerim. Beni anlayın lütfen.. Eğer ben onlara cevap vermezsem, beni sustururlarsa bu çamur at izi kalsın politikası ve iftiralarla herkesi sustururlar. Bundan sonra namuslu politikacılar, turizmciler, sivil toplum örgütlerinin yöneticileri, bu kentin geleceğini düşünen birilerini bulamayız. Herkese anında bir etiket yapıştırır, sindirirler.

Evet Altungün şimdi gelelim senin kalemşorunun sorduğu sorulara benim vereceğim yanıtlara ve benim sana soracağım sorulara. Kalemşorun yasalara karşı hile  yapacağını sanarak beni itham eden, beni zan altında bırakan çamurlarını soru şeklinde yönlendirmiş. “Tarsus’ta terör örgütü eylemlerine katılıp katılmadığını soracağız” diye yazmış kalemşorun. “Laik ve demokratik Türkiye Cumhuriyetine inanıp inanmadığını, ülkemizin bölünmesine taraftar olup olmadığını soracağız” demiş.  Yaklaşık 15 yıl yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmedi Altungün. Benim 12 Eylül öncesi hangi siyasetin sempatizanı olduğumu, sonrasında ve seninle birlikte mücadele verirken de hangi siyasete mensup olduğumu en iyi bilen sen değimlisin?  Bizi ortak noktada buluşturan kimliklerimizi nasıl unuttun?Benim ömrüm boyunca hiçbir terör eylemi ile uzaktan yakından ilgimin olmadığını sen ve 26 yıldır gazetecilik yaptığım Kuşadası’ndaki her kes bilmiyor mu? Böyle bir imada bulunarak beni zan altında bırakmaya utanmıyor musunuz? Benim değil Tarsus’ta, Türkiye’nin her hangi bir noktasında terör eylemlerine katıldığımı ima eden, iddia eden, gündeme getiren; kelime oyunlarıyla beni zan altında bırakmaya çalışma yerine,  ispat etmezse, kelimenin tam anlamıyla haysiyetsiz, şerefsiz, namusuzdur.  

Ben devletim için askerliğimi yaptım hem de çavuş olarak..(Sahi, sen ne olarak yapmıştın Altungün) İş kurduktan sonra da (aksatsam da) bu güne kadar vergimi ödedim. 26 Yıllık gazetecilik yaşamım boyunca hırsızın, dolandırıcının, sahtekarın, kanunsuzun, rantçının karşısında oldum. Görevim gereği Türkiye Cumhuriyeti ve yabancı ülke Cumhurbaşkanları, başbakanları, bakanlarını yakından takip ettim. Tek bir gün dahi bu ülkeye zarar veren eylemim veya söylemim için hakim karşısına çıkmadım. Hiçbir soruşturma da adım geçmedi. Çalıştığım kuruma vermem zorunlu olan GBT bilgilerimi hep “Temiz” olarak verdim. Üç çocuğumla birlikte yaşadığım vatanım ve ülkemin çıkarlarını hep el üstünde tuttum. Bu ülkenin kanını emmeye çalışan, tüyü bitmemiş yetimin hakkına göz diken, bulunduğu mevki ve makamı şahsi menfaatleri için kullanan haysiyet yoksunlarından olmadım. Ömrüm boyunca silahtan, şiddetten uzak durmaya çalıştım. Bu nedenle ısrarla bana bir etiket yapıştırmaya çalışmayın, tutmaz Altungün.

Ama madem  bu dille  konuşacağız. O zaman istersen seçim öncesine dönelim. Bende, örneğin Mehmet Amca’nın eceliyle ölüp ölmediğini soruyorum öncelikle.  Kuşadası kamuoyunun ismini duyduğunda tüyleri diken diken olacağı odaklarla pazarlık yapıp yapmadığınızı, o çevrelere para verip vermediğinizi soruyorum. Daha seçilmeden önce belediyede özel bir paylaşım sistemi kurup kurmadığınızı soruyorum. Seçimler öncesi belediye de işi olan bazı şahıslardan para alıp almadığınızı, aldıysanız diyetini ödeyip ödemediğinizi soruyorum. Çeşitli dünya görüşlerine sahip, normal koşullarda bir birini hiç sevmeyen, anlaşamayan insanlar ve siyasi anlayışlar olarak sizi bir noktada buluşturanın çıkarlarınızın olup olmadığını soruyorum. Her şeyine kefilim dediğin yardımcın tutuklandı, onun kefili olarak işlediği iddia edilen suçlara ortak olup olmadığını soruyorum. Kuşadası bir yana, amcam bir yana politikasıyla amcaya kıyakların daha sürüp sürmeyeceğini soruyorum. Bir yıl önceki denetleme kurulu raporlarının aksine, son denetleme kurulu raporuna göre belediyede her şey normalse, yardımcının neden tutuklandığını merak edip etmediğini soruyorum. Seçim sonrasında kamuoyunda tepki alan bazı icraatlarınızı bir diyet karşılığı yapıp yapmadığınızı soruyorum.

 Sizin her kelimesi yalan ve iftira dolu sorularınıza karşılık, benim soracağım daha çok soru var Altungün. Onları  bir çok  yazıyla soracağım.

Sadece şunu merak ediyorum Altungün;

Benim için terör imasında bulunacak, (Derin Belediye Örgütü) DBÖ’nün tüm gücüyle bana saldırmasını sağlayacak,beni bazı karanlık odaklara hedef gösterecek kadar sizi kızdıran ne yaptım?  Belediye başkanlığı makamı için geçmişte savunduğun tüm değerlerini, birlikte olduğun arkadaşlarını terk ettiğini yazmam mı? Belediyede ki şifreli ihale odası, ihalelere fesat karıştırma, usulsüzlükleri dile getirmem mi? Kuşadası’nın senin o çok eleştirdiğin eski belediye başkanlarını mumla aramalarını, senin onların kötü bir kopyası dahi olamamanı yazmam mı? Yada çalıştırdığın  halıcı dükkanını, kuyumcuyu, restoranı batırıp, boğazına kadar borca batan Altungün’ün iki yılda başkanlık maaşıyla bu borçlarını ödeyip ödemediğini, ödediyse nasıl ödediğini sormak mı suçum? Bunlar gibi sorduğumuz onlarca soruya varsa vereceğin yanıtın verirsin, bizde yayınlarız.. Ama eğer yanıt veremiyorsan bunun faturasını bize kesmeye kalkma, hele bu yöntemlerle sakın ha…  

Ve bu yazının son sözü..

Eğer hedef gösterdiğiniz DBÖ bana bir şey yapmazda uzun yıllar yaşarsam, ben yine başım dik, alnım açık Kuşadası sokaklarında gezeceğim. Çok sevdiğim bu mesleği, yani gazeteciliği yapacağım.  Senin hakkında ise Kuşadası’na yaptıklarınla ilgili adli makamların  gereğini yerine getireceğine inanıyorum. Bu saltanatın çok uzun sürmeyeceğinin sende farkındasın. Her şey bitip, bu rüyadan uyandıktan, beklide yıllar sürecek zorunlu bir tatilden sonra Kuşadası sokaklarında karşılaşırsak, ben bu günün pişmanlığını görmek için gözlerinin içine bakacağım. Umarım başın dik olur, göz göze gelme olanağı buluruz.

Haa, bu arada Kalemşorun el altından yazacağı iftira dolu ahlaksızlıklarla ilgili bana haber göndermiş. Benim tehdit ve şantaja boyun eğmediğimi iyi biliyorsun Altungün..

Hodri meydan.

 

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.