https://pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js?client=ca-pub-8310563568083669
Hava Durumu
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Meslek ahlakı ve basın tetikçisi

Benimle ilgili yazdıklarını ispatlamayan, ima dahi eden şerefsiz, namusuz, haysiyetsizdir dedim. Hala bekliyorum.

Haber Giriş Tarihi: 14.10.2011 09:23
Haber Güncellenme Tarihi: 01.01.1970 02:00
Kaynak: Haber Merkezi
adaninsesi.com
Meslek ahlakı ve basın tetikçisi

Yaklaşık iki aydan bu yana belediye Başkanı Esat Altungün’ün medya tetikçisi Bülent Özipek gazetesinde bana saldırıyor. Bunu yaparken de gazetecilik meslek ilkeleri ve ahlaki değerlerini yerle bir ediyor. Akla hayale gelmeyen senaryolar üretiyor. Daha önce yazdıklarıyla ilgili çok net cümleler kullandım: “Benimle ilgili yazdıklarını ispatlamayan, ima dahi eden şerefsiz, namusuz, haysiyetsizdir” dedim. Ben kanıt beklerken, her sayıda yeni ithamlarla karşılaşıyorum.

            Gazetecilik meslek ilkelerinin en önemlisi doğruları yazmak, araştırmaktır. İmada bulunarak, ahlaksız saptırmalar yapmak değildir. Altungün’ün tetikçisinin iki aydır gündeme getirdiği   bir konu var “Evini nasıl aldın, arabanı nasıl aldın” diyor. Zerre kadar meslek haysiyeti olan biri, kafalarda soru işaretleri yaratmaya çalışma yerine, gider o evi bana satan müteahhitti bulur, sorar yanıtını alır, merakını giderir gazetesinde yazar. Aynı şey araba içinde geçerlidir. Bana evi ve arabayı satanlar Kuşadası’nda yaşıyor, çok uzakta değiller. Ama bunu yapmak için önce sağlam bir mesleki ahlak gerekir.

            Tetikçisi “senin belediyeye 70 milyar borcun var, maliyeye bir o kadar vergi borcun var” demeden önce Altungün’ün borçlarını ve nasıl ödediğini araştırsaydı.

Birincisi ben ev ve arabamı aldığım tarihlerde borcum yoktu. İkincisi Belediyeye 70 milyar değil, toplam 24 bin lira borcum var. Bildiğim kadarıyla belediyenin bütçesi bile 70 milyar değil.

O 24 bin borca gelince. Bence medya tetikçisi asıl bu konuyu araştırıp yazmalı. Bu borcun nereden geldiğini, belediyenin altında kiracısı bulunduğum işyerinin nasıl elimden alındığını, hukuki olarak elimde belge olmasa da nasıl ahlaksızca dolandırıldığımın hikayesini en iyi bilen isimden, azmettiricisi Esat Altungün’den öğrenip yazmalı.. O yazmazsa ben tanıklarıyla ve belgeleriyle yazacağım.

Tetikçi meslek ahlakını yerle bir eden bir diğer haberinde ise bir açılışa neden katılmadığımı özel haber yapmış. O açılışa aralarında MHP, BBP,AKP,CHP fikirlerini paylaşan Yeni Asır, AA, CHA, SHOW TV temsilcileri ile yerel gazete sahiplerinin neredeyse yarısı katılmazken sadece benim katılmamamı kafalarda soru işareti yaratacak şekilde vermek hiçbir mesleki ahlakla bağdaşmıyor. Ama bir tesellim var. Seçim öncesi eşini siyasi malzeme yapanların, seçim sonrası böyle hassas konulardan medet ummasını yadırgamamak gerekir diye düşünüyorum. 

Bu arada gazetecilik fikri takip gerektiriyor. Bu günün basın tetikçisi dün yazdıklarının takipçisi olmalı. Alın birkaç örnek…

“Esat Altungün yönetiminin ilk şaibeli imar işinde, Boyalık mevkiindeki 104 konutlu Belcekız kooperatifinden alınan 64 bin 500 lira nereye gitti?” (Bülent Özipek 09.06.2009)

“Rant ve talan iddialarıyla yaşanan gelişmeler, belediye’de çeteleşme tehlikesini düşündürmeye başladı.” (Bülent Özipek 09.06.2009)

“Esat’ın eylemleri dolaylı hırsızlık!.”(Bülent Özipek 09.06.2009)

“Restoranında bir garsona 300 lirayı ödeyemez iken, seçim harcamalarında savurduğu yüz milyarlarca liranın nereden geldiği sorusu hala cevap bekliyor.”(Bülent Özipek 09.06.2009)

“700 Milyar zararla restoran kapatan Altungün’ün bu gün itibarıyla 1.5 trilyon borcu var, seçimi kazandığı taktirde bu borcu sıfırlayacak” (Bülent Özipek 09.06.2009)

“Haram zıkkım olsun. Altungün’ün CHP’yi alet ederek belediyeden haksız rant sağladığı, yıllardan beri halkın parasını cebine indirdiği iddiaları belgelerle netleşti.” (Bülent Özipek 09.06.2009)

“Esat Altungün hakkındaki iddiaları, hakkındaki şaibeleri herkes biliyor. Kamu malından rant sağlaması, arsasında kaçak katlar yapılması gibi.. “ (Bülent Özipek 09.06.2009)

“Altungün’ün liderlik vasfı var mı? Olsaydı, halkın malından beleşten milyon dolarlar elde etmezdi.” (Bülent Özipek 09.06.2009)

Ve daha neler neler.. Özipek dün bunları yazdığı Altungün’e bu gün tetikçilik yapıyor. Ve bunun adına gazetecilik diyor. Ders vermeye çalışıyor.  

Denetleme kurulu raporlarını, ihaleye fesat karıştırmaktan tutuklanan başkan yardımcısını, belediyedeki yolsuzluk, rant iddialarını yazmıyor. Çünkü oda sisteme katıldı. O sistem içindeki tetikçilik misyonunu yerine getiriyor.

Merak ettiğim şey ise Altungün ile kendisi hakkında onca hakarette bulunan Özipek arasındaki ortak nokta ne?

Sahi onları aynı çizgide buluşturan ne?

 

Bu notta Medya tetikçisine;

Peygamber değilim, hatalarım, günahlarım var kuşkusuz. Ama tüyü bitmemiş yetimin hakkına göz dikmedim. İhalelere fesat karıştırmadım, yolsuzluk yapmadım.  Çalmadım, çırpmadım.  Hiçbir mahkeme tutanağında bu ülkeye, bu kente zarar verdiğine ilişkin tek kelimeyle anılmadım. Hiçbir zaman sapıklık yapmadım, ismim tecavüzlerle de anılmadı. Yaşamımı çalışarak kazandım, rantçılık yapmadım. Birilerinin sırtından zengin olmadım. İçişleri bakanlığına, mahkemelere yolsuzluk yaptığıma ilişkin şikayetler yapılmadı. Kısacası bu güne kadar yüzümü kızartacak, başımı öne eğecek hiçbir şey yapmadım. Benimle ilgili bildiklerini (kanıtlamak ve doğrulamak koşuluyla) yazmayan şerefsiz, haysiyetsiz ve namusuzdur. Bir kez daha Hodri Meydan!..

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.